Ana menü:
ANKARA FİLM FESTİVALİ ÜZERİNEÇoğu sanat etkinliğinin , nefes darlığı çeken insanlar gibi, zorla yürütülebildiği, “yaşatmak” yerine “yoketme” ye istekli bir toplum olma özelliğini israrla sürdürdüğümüz şu günlerde, herşeye karşın , Uluslararası Ankara Film Festivali 10. Yaşına ulaşıyor.
Ne güzel.Bu festivalin çok önemsememiz ve desteklememiz gereken bir etkinlik olduğu inancını her zaman korudum.Nedenleri çok açık: Herşeyden önce Ankara kentini, uluslararası platforma,bir sanat etkinliği çerçevesinde taşıyor, adını duyuruyor, saygınlık kazandırıyor.Uluslararası Ankara Film Festivali, bugün, ortadoğu ve balkanlar’da düzenlenen çok az sayıdaki ciddi organizasyonlardan biridir. Bu tür girişimler ,hem ülkemiz insanının sanat yaşamını zenginleştirmek, hem de ülkemizi uluslararası boyuta taşımak açısından çok önemlidir. Bu festivalin diğer bir özelliği de,uzun metraja, belgesele, animasyona birlikte yerveren ,uluslararası canlandırma yarışması düzenleyen öncü bir girişim olmasıdır. Diğer festivallerimizde, uluslararası boyutta, hepsini birarada görme olasılığı ,bugüne dek yaratılamamıştır.Sık sık,ülkemizdeki sorunların başında,kentleşme olgusunun geldiği, kırsal kesimde yaşayan insanlarımızın kentleşmesi gerektiği belirtiliyor.Kentleşmeden ne anlıyoruz ? İnsanların kalabalık bir şekilde yaşaması ve beton yapılarda oturması mı ? Kentleşmenin asıl amacı , insanların yaşam standartlarını yükseltebilmek,kültür ve sanattan aldıkları payın oranını arttırabilmektir.İşte Ankara Uluslararası Film Festivali’nin kente kattığı önemli rantlardan birisi de budur. Özellikle gençlerin ilgi gösterdiği film günleri,uluslararası egemen kültürlerin bombardımanına uğramış bireylere , başka dünyaların kapılarını aralamakta ,onların düşün ve yaşam felsefelerine yeni anlamlar yükleyebilmektedir.Ankara Uluslararası Film Festivali’nin en önemli girişimlerinden biri de, kısa film etkinlikleri aracılığı ile, genç sinemacılarımızı film üretimine özendirme, çalışmalarını seyirci ile buluşturma ve onları ödüllendirme geleneğidir.Festival düzenleme kurulunun bu konuda gösterdiği titizlik, ülkemizde daha yeni yeni kişilik bulmaya çalışan “Kısa Film” olgusu için ne kadar önemli ise, değişik soluklara ve anlayışlara gerek duyan “Uzun Metraj Film” yapılanmamız için de o denli önemlidir.Bu tür festivalleri yaşatmak için görünür destekler,Kültür Bakanlıkları’ndan, Belediyeler’den, Kamu ve Özel kuruluşlardan gelir. Ama ilk bakışta hemen görülmese de, asıl olan, kentli desteğidir. Çünkü kent bireyleri ilgi göstermez ve sahiplenmezlerse, görünür dediğimiz destekler de giderek azalır ve yokolur.Kentlinin, kentli olma bilinciyle baskı grupları oluşturması,sonuçlarını yakından izlemesi, basın yayın orgalarının konuya arka çıkması ön koşullardır.Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı Sayın Mahmut Tali Öngören, Festival Yürütme Kurulu Başkanı Oğuz Onaran ve ekip arkadaşları, her yıl, büyük bir stres ve özveriyle bu etkinliği sürekli kılmaya çalışıyorlar.Hiç kimse bu işlerin kolayca kotarıldığını düşünmesin.Son derece zor ve yıpratıcı çalışmalardır.Bütün yorgunlukları unutturan ise, aksamayan programlar,kitlesel katılım, birkaç övgü sözü, hatta hatta tek kelimelik bir “ teşekkür” dür.Ankara, bu ve buna benzer etkinlikler çoğalarak kurumsallaştıkca gerçek ve değer kimliğini bulacak, bir dünya kenti olma özelliğini perçinleyecektir kanısındayım.Hilmi EtikanŞubat 1998